Sıkça Sorulan Sorular

SCR belgesi nedir?

Köpeklerle ilgili "SCR belgesi" diye bir şey yoktur, "şecere" belgesi vardır.

"Şecere"nin dilimizdeki anlamı "soy ağacı"dır (Bkz: TDK).
Bu kelimenin telaffuzu zor olduğu için halk arasında zamanla değişerek "secere" şeklinde söylenmeye başlamıştır. 
Konu hakkında hiçbir fikri olmayan köpek tüccarları tarafından bir şeyin kısaltması zanedilerek "scr" şeklinde, hatta bazen daha da büyük bir hata yapılarak "src" olarak ifade edilmektedir. SRC belgesi sürücüler içindir! Ne yazık ki internetteki ilanlarda bu şekillerde geçtiği için son zamanlarda köpek almayı düşünen kişiler de belgenin adının böyle olduğunu düşünmektedirler.

Bir köpeğin şecere (pedigree) belgesi olması demek, en az 3 kuşak ebeveynini gösterir bir soy kütüğü belgesine sahip olması demektir.  Safkanlığını kanıtlayabilecek tek belge şeceredir. 
Bir şecere belgesinin geçerli olması için ulusal ya da uluslararası kurumlarca onaylı olması gerekir.

1911 yılında kurulan FCI (Fédération Cynologique Internationale), köpekleri kayıt altına alarak soy kütüğü belgesi çıkartan; üremeleri kayıt altına alan, ırklar için belli standartlar oluşturup köpek yetiştiricilerini ırklarının standardını en iyi yansıtan köpekleri yetiştirmeleri konusunda teşvik eden, günümüzde 94 ülkeyi çatısı altında toplamayı başarmış olan dünyanın en büyük köpek organizasyonudur.

Her ülkenin bir ulusal kinoloji kurumu vardır. Türkiye'de KIF (Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu) dahil Avrupa, Güney Amerika, Afrika ve Asya'daki çoğu ülkenin ulusal kinoloji kurumları FCI çatısı altında toplanmıştır. 

FCI haricinde; Amerika'da AKC (American Kennel Club), Kanada'da CKC (Canadian Kennel Club), İgiltere'de KC (The Kennel Club) ve Avustralya'da ANKC (Australian National Kennel Club) bulunmaktadır. Bu 5 büyük kurum birbirleriyle işbirliği içerisindedir ve her biri diğerinin verdiği şecere belgesini kabul etmektedir.

 

KIF, ülkemizde FCI tarafından kabul görmüş tek resmi köpek kurumudur. KIF'ın dışında avkıf, özkıf, öz hakiki kıf ve benzeri gibi oluşumların, ismi ne kadar benzer olusa olsun KIF ile alakası yoktur ve verdikleri belgelerin geçerliliği yoktur.

Yavru tüccarları, satış yapabilmek için "ırk garantisi" gibi süslü laflar ederler, köpeğin "pasaportu"nun olduğunu söylerler. Pasaport denilen şey, aşı karnesidir ve herhangi bir veteriner kliniğinden kolaylıkla alınabilir.
FCI onaylı Şeceresi olmayan ve hakem değerlendirmesinden geçip ırka uygun not almamış bir köpek için ırk garantisinden söz edilemez!

Şecere belgesi nasıl çıkartılır, gerçekliği nasıl anlaşılır?

Şecere belgeleri, köpek hangi ülkede doğduysa o ülkenin ulusal kinoloji kurumu tarafından verilir.
Yurt dışından edinilen bir köpek, menşei ülkenin federasyonunca verilen FCI onaylı "export pedigree" belgesi ile gelmelidir ve KIF'a kaydettirilmelidir.


KIF'a kayıtlı iki köpeğin eşleşmesinden Türkiye'de doğan yavrulara eğer 3 kuşak ebeveynleri biliniyorsa KIF tarafından A tipi şecere verilir.

Türkiye'de doğmuş yavrular için şecere işlemleri şu şekilde yürümektedir:
Erkek ve dişi köpeği çiftleştirmeden önce KIF'tan bu iki köpeğin şecereleri ile hakem değerlendirme raporları ibraz edilerek "çiftleşme anlaşması" talep edilir. Bu belge eşleşme için ön izin görevi görür. Doğum olduğunda yetiştirici, KIF'tan bir yetkili yönlendirmesini ister. Bu yetkili yetiştiricinin adresine gelerek "batın teyidi" yapar (ilk 7 gün içinde yapılmalıdır). Bu batın teyidinde yavruların hangi ebeveynlerden olduğunu gösteren, köpek sahipleri tarafından imzalanmış çiftleşme anlaşmasına ek olarak anne ve baba köpeklere ait şecerelerin, hakem değerlendirme raporlarının ve varsa sağlık testlerinin fotokopileri yetkiliye teslim edilir. Yavrular 7 haftalık olduğunda yine KIF'tan çağırılan bir yetkilinin gözetimi altında veteriner hekim tarafından mikroçiplendirilerek "ikinci batın teyit formu" doldurulur. Bu formla birlikte KIF tarafından her yavrunun mikroçip numarasına özel düzenlenmiş şecere belgesi çıkartılır. Kayıtlı olmayan, kayıtlı olsa dahi hakem değerlendirmesinden geçmemiş ya da hakem değerlendirmesinden üreme için yeterli not almamış köpeklerin yavrularına şecere belgesi çıkartılmaz. Eşleşme gerçekleşmeden önce çiftleşme anlaşması almamış köpeklerin yavrularına şecere belgesi çıkartılmaz. Bir dişi köpeğe bir takvim yılı içinde birden fazla doğum yaptırılamaz. Bir erkek köpek bir takvim yılı içinde 6'dan fazla dişi ile eşleşemez, eşleşirse o yavrulara şecere verilmez.

Türkiye'de doğmuş fakat ebeveynleri KIF kayıtlı olmayan şeceresiz bir köpek, KIF tarafından düzenlenen etkinliklerde hakem değerlendirmesinden geçerek ırka uygun bulunursa kayıt altına alınarak B tipi (geçmişi bilinmeyen) şecere verilir. B tipi şeceresi olan köpeklerden doğan yavruların şecereleri de B tipi olur. O yavrulardan doğan torunlar 3 kuşak ebeveyni biliniyor hale geldiği için A tipi şecere çıkmaya başlar.

KIF tarafından verilen şecere belgelerinde hem hologram hem de soğuk damga bulunur. Ayrıca her köpeğin soy kütüğü numarası vardır. Bu soy kütüğü numarası şecere belgesinde yazılıdır. Belgenin gerçekliği sorgulanmak istendiğinde, KIF ofisiyle iletişime geçilerek bu numaraya ait bir kayıt bulunup bulunmadığı sorgulanabilir.

Yurt dışından gelen köpeklere ait export pedigree belgeleri, geldiği ülkeye bağlı olarak o ülkenin federasyonunca düzenlendiğinden, üzerinde kuruma ait logo, bazen hologram bazen soğuk damga bazen ikisi birden bulunur. Bir yabancı şecere belgesinin gerçek olup olmadığını anlamak için üzerindeki bu logolar ile varsa hologram ve soğuk damgayı kontrol edilebilir. Ancak teyit etmenin en iyi yolu, mümkünse kayıt numarasını ve yetiştiricisinin adını belgeyi düzenleyen kinoloji kurumu aracılığıyla sorgulamaktır.

Almayı düşündüğünüz yavru ile ilgili size "bu annesinin bu da babasının seceresi" diyerek belge gösteriliyorsa bu belgeler tek başlarına hiçbir anlam ifade etmez. 7 haftalık yaşa ulaşan yavrunun kendisine ait KIF tarafından verilmiş ve bu ebeveynlerden olduğu teyit edilmiş bir şecere evrakı olmalıdır. Veya evrakı KIF ofisinde işlem sırası beklemekte olabilir, bu durumda yetiştirici size çiftleşme anlaşmasını, birinci ve ikinci batın teyit formlarını gösterebilmelidir. 7 haftadan küçük yavrular için ise yetiştirici size en azından çiftleşme anlaşmasını ve birinci batın teyit formunu gösterebilmelidir. Bu formlarda yazan bilgiler KIF ofisini arayarak teyit edilebilir olmalıdır
. Yavruyu aldığınızda yetiştiricisiyle yapacağınız anlaşmaya bağlı olarak KIF'taki kaydının sizin üzerinize geçirilmesi sağlanmalıdır.

Elinizde yavru var mı?

Ticari amaç gütmediğim için elimde çok sayıda "damızlık" bulundurup sürekli yavrulatmıyorum. Yılda bir doğum gerçekleşecek. Bu sayfayı okuduğunuz sırada yavrumuz varsa, zaten websitemizin anasayfasında ve "yavrularımız" sayfasında belirtilmiş olacaktır. Eğer yoksa, isteyenler planlanan eşleşme için bekleme listesine kayıt olarak doğacak yavruları bekleyebilirler. Beklemek istemeyenler için yurt dışından yavru getirmek konusunda danışmanlık edebilirim.
Yurt dışından yavru getirilmesi konusunda da ticari amaç gütmediğimden sık sık yurt dışına gidip yavru alıp getirip "satılır" diye bekletmiyorum, bu tarz iş yapan kişileri samimi bulmuyor, hatta "tüccar" diye nitelendiriyorum. Bir Papillon yetiştiricisi olarak, diğer ülkelerdeki Papillon yetiştiricileriyle sürekli iletişim halindeyim. İstendiği takdirde, tanıdığım yetiştiricilerin o anki yavrularını inceleyerek içlerinden birini edinmeniz konusunda yardımcı olmaya çalışabilirim.

Yavrular için ücret talep ediyor musunuz? Ne kadar?

Saf kan ya da melez olsun, her köpek sizi elbette sonsuz derecede sevecek ve en iyi dostunuz olacaktır. Barınaklardan yuvaya ihtiyacı olan bir köpeğe evinizi açabilirsiniz. Pek çok köpek bir şekilde terk edilerek barınaklara düşüyor ve orada yuva bekliyor...
 

Fakat; edinmek istediğiniz köpeğin mutlaka belirli bir ırka mensup ve mutlaka yavru olmasını tercih ediyorsanız, genellikle bunun için bir ücret ödemeniz gerekir. Bu konuda, yavru alacağınız kişi veya kişilerin gözünüzü boyamasına izin vermemeli, belgeler ve yavruların yetişme tarzı hakkında çokça soru sormalısınız. Unutmayınız ki ödeyeceğiniz ücret "can" satın almak için değil, o yavrunun yetişmesi için harcanan emeklerin karşılığı olmalıdır. Çünkü can satılmaz, ama emek de karşılıksız bırakılmaz.
Dolayısıyla, kişinin talep ettiği ücrete eşdeğer düzeyde emek harcadığından emin olunuz. Daha önce yavru verdiği ailelerden referans isteyiniz. "Gerçekten de bu ücreti hakediyor" diyebilmelisiniz. Bu konuda en ufak bir şüphe duyuyorsanız o kişiden almayınız.

Eğer kişi; çok az (hatta hiç) emek harcayarak, kafeslere kapatılmış, hayatlarında hiç sevgi/ev ortamı görememiş dişileri köle gibi sürekli doğurtup yavru satıyorsa işte o zaman "canlının sırtından para kazanmak" tanımına uyar. Böyle yerler ne anne-babanın sağlıklı olup olmadığına dikkat eder ne de yavrunun nasıl bir aileye gideceğine bakar. Ve ne yazık ki çoğunlukla o yavrunun sonu ya kalıtsal hastalıklarla geçen bir ömür ya da bir şekilde terk edilmek olur...  Bu gibi yerlerden köpek alarak bu kölelik düzenini desteklememenizi temenni ediyorum.

Ben yalnızca yeterli sayıda uygun aile bulacağıma inandığım zaman eşleşme gerçekleştiriyorum. Dünyaya gelen bir yavrunun "sadece bir köpek" olmadığı, bir "hayat" olduğu bilinciyle; yavrularımızın iyi yuvalara gideceğinden emin olmadan doğum yaptırmıyorum. 
Sertifikalı profesyonel köpek eğitmeni ve davranış danışmanı olarak, bir köpeğin karakter özelliklerinin ve ileride yaşayabileceği davranış problemlerinin kökeninin yetiştirilme tarzına bağlı olduğunun, hayattaki ilk haftalarının kritik periyot olduğunun bilincindeyim ve bu konuya aşırı önem veriyorum. Evimizin içinde doğup büyüyorlar, en az 8 hafta bizimle kalıyorlar. Büyürlerken gerekli aşılarını yaptırıyor; farklı dokular, sesler, zeminler ve durumlarla tanıştırarak hayatlarının ilerleyen dönemlerinde özgüven dolu ve dengeli birer birey olmaları için özel prosedürler uyguluyorum. Onları yetiştirmek için büyük bir emek harcıyorum.

Yavru yetiştirmenin ciddi bir iş olduğunu biliyor, ya en iyi şekilde yapılmalı ya da hiç yapılmamalı diye düşünüyorum. Yaptıklarımla bir örnek teşkil etmek istiyor, "fabrika" tipi çiftliklerin son bulmasını, dünyaya gelecek tüm yavruların bilinçli ellerde doğmasını diliyorum. 

Yavru için talep edilecek ücret pek çok farklı etkene bağlıdır: 
Anne köpeğin henüz yavruyken yurt dışından Euro (€) bazında yüksek bir ücret ödenerek alınmış olması, vücut kondisyonunu koruyabilmesi için özenle bakılması, üreme öncesi sağlık kontrollerinden geçirilmesi, patella (diz kapağı) çıkığı ve kalp muayenesi, yurt dışına örnek gönderilerek DNA testi yaptırılması, çeşitli şehirlerde ırk standardı yarışmalarına girerek şampiyon unvanı kazanması, eşleşme için yurt dışına gidilmesi, erkek köpeğe € bazında "sperm parası" ödenmesi, seyahat masrafları, gebelik süresince özenli bakım ve ultrason muayeneleri, doğum masrafları, doğum sonrası bakım masrafları, federasyon kayıtları için evrak masrafları ve en önemlisi de yavruları büyütmek için harcanan emekler (ah o uykusuz geceler!)...
Bunlar gibi pek çok etken işin içine girdiğinde, ortalama 1000-1500€'luk bir bedel ortaya çıkmaktadır. Bu bedel, söz konusu yavrunun geldiği soy hatlarına ve anatomisinin pet mi yoksa yarışma köpeği seviyesinde mi olduğuna göre daha düşük veya daha yüksek bir rakam olabilir. Yavru talep formu doldurduğunuzda size o anki yavrular için geçerli olan miktar ve şartları bildirilecektir. Bu ücret kâr amaçlı değildir, yukarıda bahsi geçen masraflar çıktıktan sonra geriye kalan kısım yardıma ihtiyacı olan köpekler için kullanılmaktadır.


Barınaklardan yuvaya ihtiyacı olan bir köpeği ücretsiz olarak sahiplenebilirsiniz.
Kurtarılmış bir köpek sahiplenmek veya yetiştiriciden yavru almak tercih meselesidir.
Bir tercih diğerinden daha iyi veya kötü değildir.

Terk edilmiş bir köpeği sahiplendiğinizde karşılaşacağınız davranış problemlerini aşabilmek adına gerekecek terapilerin çok fazla maddi-manevi emek ve de zaman gerektireceğini düşünebilirsiniz, bu sebeple belirli bir ırka mensup bir yavru edinmeyi tercih edebilirsiniz, bu oldukça normal bir yaklaşımdır.
Yaşam tarzınızın kurtarılmış bir köpeği rehabilite etmeye veya yavru bir köpek edinmeye uygun olup olmadığını öğrenmek için sertifikalı profesyonel bir eğitmene danışabilirsiniz.

Eğer yavru almayı seçerseniz, önemli olan, yavru alacağınız kişinin tam anlamıyla profesyonel olması ve içinize sinmesidir. 

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkürler.

Wiseria Kennel

0871 / FCI 24 / 2019 numaralı KIF kayıtlı Papillon yetiştiricisidir.

©2018 by Gülru Batur
Tüm hakları saklıdır. - All rights reserved.